Yenilenebilir enerjiye yatırım neden yavaşladı?

ÇEVRE 05 Kasım, 2019

Son on yılda, güneş enerjisi ve kara rüzgarı gibi yenilenebilir enerji, sera gazı emisyonlarının azaltılmasının yanı sıra enerjiye erişimin sağlanmasında kilit rol oynamaktadır.

Bununla birlikte, son iki yılda, yenilenebilir enerjiye yönelik küresel yatırımlar düşüşe geçti.

Bloomberg New Energy Finance’a göre, yenilenebilir enerjiye olan küresel yatırım 2017 yılında 326,3 milyar dolara yükseldi ve 2018'de %11,5 düşüşle 288,9 milyar dolara geriledi. Yenilenebilir enerjiye yapılan küresel yatırım 2019 yılının ilk yarısında 2018'deki aynı döneme göre %14 azaldı.

Küresel yenilenebilir enerji yatırımının yavaşladığı açıktır.

Bu düşüş eğilimine katkıda bulunan faktörler nelerdir ve endişelenmeli miyiz?

Yenilenebilir enerji yatırımlarındaki daha yavaş büyüme, küresel olarak güneş ve rüzgârdaki düşen maliyetlere ve birçok ülkede düşük sübvansiyonlu piyasa koşullarındaki değişime bağlanabilir.
Yenilenebilir enerjiye yatırım neden yavaşladı?

Bir yandan, güneş fotovoltaik (PV) sistemlerin ve karasal rüzgar gücünün birim maliyeti hızla düşüyor.

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı'na göre, solar PV için küresel ağırlıklı ortalama enerji maliyeti 2010 yılında 4621 $/kW, 2018'de ise 1210 $/kW olarak gerçekleşmiştir.

Kara rüzgar enerjisi için kurulu maliyet 2010 yılında 1913 $/kW'dan 2018'de 1497 $/kW'a yaklaşık %22 azalmıştır.

Başka bir deyişle, aynı seviyede güneş veya rüzgar enerjisi kapasitesinin kurulması için gereken yatırım bugün, 2010’dan daha düşüktür.

2018'de bir önceki yıla göre yenilenebilir enerjiye yapılan küresel yatırımdaki %11,5'lik düşüşe rağmen, yeni kurulan kapasite her iki yılda da 171 GW'de aynı kaldı. Aslında, bu hoş bir gelişmedir ve kesinlikle endişe nedeni değildir.

Öte yandan, yenilenebilir enerji piyasaları olgunlaşmaya başlamıştır, artık birçok ülkede açık artırma yoluyla ticari anlamda daha fazla güneş ve rüzgar projesi finanse edilebilir.

Energy Intelligence’e göre, 2030’a gelindiğinde, güneş enerjisi 0.046 $/kWh civarında yaklaşık maliyeti ile en ucuz elektrik kaynağı olacak ve onu 0.050 $/kWh maliyetle kara rüzgâr enerjisi takip edecektir. Her iki yenilenebilir enerji kaynağı da maliyeti 0.096 $/kWh olan kömür gücünden çok daha ucuz olacaktır.

Hükümetler tarife garantisi (feed-in-tariff) teşviğini kaldırmaya başladı

Bu bağlamda, dünya genelinde hükümetler, yenilenebilir enerjinin maliyeti çok yüksek olduğunda, yatırımcılara yeterli bir getiri sağlamak amacıyla ortaya konan tarife garantisi (feed-in-tariff) biçiminde güneş ve rüzgara verilen sübvansiyonları kaldırmaya başladılar.

Örneğin Çin Halk Cumhuriyeti’nde, hükümet Haziran 2018’de tarife garantisinde (FIT) önemli bir kesinti olduğunu ve ayrıca tarife garantisine uygun güneş enerjisi projelerine bir kurulum sınırı getirdiğini açıkladı.

Bu şartlar altında, Çin Halk Cumhuriyeti 2018’de 44 GW solar PV kurdu, 2017’den %17 daha düşüktü.

Yatırımcıların geleneksel güçle rekabet edebilmeleri ve piyasa riskleriyle başa çıkabilmeleri için bir öğrenme eğrisi vardır. Piyasa güçleri, sonunda kamu sübvansiyonlarına dayanmak yerine daha sürdürülebilir finansman ile daha fazla güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi tesisine teşvik verecektir.

Dolayısıyla, yenilenebilir enerji yatırımlarındaki düşüş başlı başına endişe kaynağı değildir.

Ancak, 2018’de 2001’den bu yana ilk kez yenilenebilir enerji kapasitesi artışındaki büyümenin bir önceki yıla göre artış göstermediğinden endişelenmeliyiz.
Yenilenebilir enerjiye yatırım neden yavaşladı?

Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, yenilenebilir enerji kaynaklarından gelen yeni net kapasite, bir önceki yıla göre 2018'de yaklaşık 180 Gigawatt (GW) arttı. Bu, küresel sıcaklık artışının 1,5 derecenin altına düşmesi için her yıl ihtiyaç duyulan net ilavelerin sadece %60'ı kadardır.

Açıkçası, daha fazlasını yapmamız gerekiyor.

Destekleyici ve istikrarlı politika ve düzenlemelere ek olarak, gelişmekte olan ülkelerde 4 teknoloji yolu araştırılmalıdır.

İlk olarak, güneş enerjisi ve kara rüzgâr enerjisinin ötesinde, açık deniz rüzgâr enerjisi, konsantre güneş enerjisi, esnek ince güneş enerjili film, dalga ve gelgit enerjisi gibi diğer yenilenebilir enerji üretim teknolojilerini geliştirmemiz gerekir.

Bu yenilenebilir enerji kaynaklarının ürettiği elektriğin seviyelendirilmiş maliyetleri hala pahalıdır, tipik olarak 0,10-0.20 $/kWh civarındadır, bu nedenle dağıtımlarını arttırmak ve maliyetleri düşürmek için tarife garantisi (feed-in-tariff) dahil teşvikler sürdürülmelidir.

İkincisi, yenilenebilir enerji üretiminin ötesinde, akıllı şebeke teknolojileri ve enerji depolama sistemleri ile iletim ve dağıtım sistemlerine daha fazla yatırım yapmamız gerekiyor. Bu, şebekelerin yenilenebilir enerji üretimini emme ve elektrik sistemlerinin güvenilir ve esnek kalmasını sağlama yeteneğini artıracaktır.

Üçüncüsü, elektrik güç kaynağına ek olarak, başka temiz enerji uygulamaları geliştirmemiz gerekir. Bunlar arasında güneş enerjili su ısı toplayıcıları, jeotermal merkezi ısıtma, hidrojen ve yakıt hücreleri, elektrikli taşıtlar ve gemiler, biyoyakıtlar ve verimli pişirme fırınları için biyokütle topak yakıtları bulunabilir.

Dördüncüsü, hanelerde, ofislerde ve ticari binalarda ve sanayide talep tarafı enerji verimliliği potansiyelini ele almamız gerekiyor. Yapay zeka ve büyük veri dahil dijital teknolojilerin uygulanması, tüketicilerin gerçek zamanlı talep yanıt uygulamaları yoluyla elektrik tasarrufu yapmasını sağlayacaktır.

Her türlü yenilenebilir enerji üretimine yatırım yapmaya devam etmek önemli olsa da, ülkelerin akıllı elektrik şebekelerine, temiz ısıtma ve pişirme ve talep tarafı enerji verimliliğine daha fazla para yatırmaları gerekmektedir.

ADB'nin diğer geliştirme ortaklarının desteğinde olduğu gibi, bir kez mümkün olduğu kanıtlanmış yeni yenilenebilir teknolojiler geliştirilmelidir. Bu, uzun vadeli iklim hedeflerine ulaşmak için dünyayı yeniden harekete geçirmeye yardımcı olacaktır.

Kaynak: weforum.org

Fotoğraf: unsplash.com

Alican Engin

Alican Engin

Çevre Aktivisti

İlginizi Çekilebilecek Odaklar

Facebook Yorumları

YORUMLAR