İsveç’in Yeni Sloganı “Atma, Tamir Et”

ÇEVRE 20 Kasım, 2017

İsveç’in Yeni Sloganı “Atma, Tamir Et”

İsveç, geri dönüşüm konusunda dünyanın geri kalanına örnek teşkil ediyor. Sürdürülebilirlik konusundaki bir yönetim önceliği sayesinde Nordik ülkesi yılda 1,5 milyar kutu ve şişeyi geri dönüştürüyor. Bu 9,6 milyon nüfus (2013) için gerçekten şaşırtıcı bir rakam.

Çöpler açısından, İsveçlilerin yılda ortalama ürettiği atık sadece 461 kilogram  – atığın %1’den daha azı depolama alanlarına atılıyor. Bu oran, Avrupa’nın geri kalanında, ortalama yarım tonun biraz altındadır.

Çevre dostu bir dünya için etkileyici olan bu vaadin elektrik üretimi üzerinden tuhaf bir etkisi var. İsveç, atığı enerjiye dönüştüren bir programa (WTE) katılıyor ve bu özel tesislerden otuz ikisine sahipler. Enerji üretiminin bu benzersiz formuna aşina değilseniz burada nasıl çalıştığını görebilirsiniz: fırınlar çöple doldurulur ve buhar üretmek için yakılır.

Yeni üretilen gaz daha sonra jeneratör tribünleri döndürmek ve iletim hatlarına ve güç dağıtım şebekesine gönderilen elektriği üretmek için kullanılır. Bu yaklaşımı kullanan ülke toprağa sızan toksinlerin miktarını azaltabiliyor.

İsveç Atık Yönetimi iletişim direktörü Anna-Carin Gripwell verdiği bir demeçte, “Atık depolama alanlarına girdiğinde, metan gazı ve diğer sera gazlarını sızdırdığında bu, çevre için kesinlikle iyi değildir,” diyor.

Çöpler yakılmadan önce ev ve işyeri sahipleri tarafında filtreleniyor. Gıda atıkları ve kâğıt ürünleri gibi geri dönüştürülebilen şeyler ayrılır ve kurtarılabilecek şeyler kenarda biriktirilir.

Atıklar dikkatle incelendiğinde, WTE programına göre nispeten az olduğu görülmektedir. Bunun sonucu olarak, İsveç, projenin ayakta kalması ve çalışmasını sağlamak için İngiltere, İtalya, Norveç ve İrlanda’dan çöp ithal eder.

İsveç, yeşil bir ülke olarak kalmanın yenilikçi yollarını düşünmeye devam ediyor.

İsveç Mali İşler ve Tüketim Bakanı Per Bolund AJ+’daki bir video röportajında, “Bu alanda sorumlu davranma sorumluluğumuz olduğunu ve ekolojik ayak izimizi azaltmaya çalıştığımızı hissediyoruz,” diyor.

“Tüketiciler, bir fark yaratmak istediklerini gerçekten gösteriyor ve hükümet tarafı olarak yapmaya çalıştığımız şey, onların eylemlerinde yardımcı olmak ve sürdürülebilir bir şekilde davranmalarını kolaylaştırmaktır.”

Önerilen şeylerden biri Batının her şeyi birlikte atma pratiğini reddetmek.  Normalde bir çöp tenekesinin yolunu tutacak giysi, ayakkabı ya da bisiklet gibi şeyler tamir edilecek.

Bununla birlikte yıpranmış eşyalar sahibine yük olmazken aynı zamanda yeni istihdam olanakları (herkes bir ceketi tamir edemez) yaratacaktır. Bir şeyleri tamir edebilen insanlar için işgücü piyasasında yer var.

Bunlar entelektüel olarak teşvik edici özelliklere sahip nitelikli işlerdir, aynı zamanda çok yüksek bir eğitim seviyesine ihtiyaç duymazlar ve bu sayede inşalar yıllar sonra değil birkaç ay içinde iş gücüne dâhil olabilir.

Tabii ki insanlar hala tamir edilemeyecek şeyleri almaya devam edecekler ama bu onlara pahalıya patlayacak. Tüketicileri daha uzun ömürlü bir öge satın almaya teşvik etmek için ise bu ögelere vergiler uygulanacak.

 

Kaynak:  rotka.org

ELİF PARLAK

ELİF PARLAK

ELİF PARLAK HAKKINDA

İlginizi Çekilebilecek Odaklar

Facebook Yorumları

YORUMLAR